+90 212 924 52 36

Sosyal Medyada Biz}

İŞ HUKUKU

İŞ HUKUKU

 İŞÇİ ALACAKLARI, İŞSİZLİK ÜCRETİ, KIDEM VE İHBAR TAZMİNATI

İşçi alacakları en basit tabiri ile;  işçinin işverene ait işi, emeği, birikimi ve vaktini kullanarak yerine getirmesi sonucunda hak ettiği kazançtır. İşçi alacaklarının günlük yaşamda en sık bilinen hali mesai ücretidir. Ancak iş akdinin son bulması ile beraber işçinin bir takım bazı hakları da ortaya çıkmaktadır.

İş akdinin haksız olarak sona ermesi ile beraber, işten çıkarılan işçinin durumu “iş güvencesinin kapsamında olup olmadığına göre bir miktar değişiklik göstermektedir.

İş güvenliği kanun ile getirilmiş ve işçiyi koruyan hükümler bütünüdür. Ancak maalesef ki her işçi “iş güvenliği” kapsamında değildir. Şöyle ki; işçinin iş güvenliği hükümlerinin kapsamına girebilmesi için, işverenin o işyerinde ya da aynı iş kolunda olmak üzere diğer iş yerlerinde toplam otuz veya üzeri işçi çalıştırıyor olması gerekmektedir. Otuz işçi sayısının belirlenmesinde; belirli – belirsiz süreli, tam- kısmi süreli, daimi-mevsimlik iş sözleşmesi ile çalışanlar arasında bir ayırım yapılamaz. Bir diğer unsur ise işten çıkarılan işçinin en az altı aydır o işyerinde çalışıyor olması gerekliliğidir.

Eğer işten çıkarılan işçi yukarıda saydığımız özellikleri taşıyor yani iş güvenliğinin kapsamına giriyorsa işe iade davası açma hakkına sahip olur. Dava neticesinde işçiyi tekrar işe almayan işveren 4 aydan 8 aya kadar olmak üzere mahkemece takdir edilecek oranda işçinin brüt maaşı kadar tazminata mahkûm olur.

Aynı zamanda işçinin boşta geçen zamanına ilişkin dört aya kadar olmak üzere işçinin brüt maaşı üzerinden mahkeme tazminata hükmeder. İşe iade davaları, işten çıkarıldıktan sonra otuz gün içinde açılmalıdır.

İş sözleşmesinin tarafları sözleşmeyi, anlaşmayla her zaman sona erdirebilirler. Bu konuda iş sözleşmesinin belirli veya belirsiz süreli yapılmış olmasının, sözleşmenin anlaşmayla sona erdirilmesine etkisi yoktur. Tarafların anlaşması ile sona ermede işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödenmez ve işçiden de ihbar tazminatı istenmez.

Kıdem tazminatı Hak Kazanabilmek İçin

1)4857 Sayılı Kanuna Tabi İşçi Olmak

2)İşçinin İşten Ayrılmadan Önce En Az Bir Yıl Çalışmış Olması

3)İş Akdinin Belirli Nedenlerle Sona Ermesi

  1. a) İşçinin İşinin İşveren Tarafından 4857 Sayılı Kanunun 25. Maddesinde Sayılı Sağlık Sebepleri Veya Zorunlu Sebeplerden Birine Veya 17. Maddesine İstinaden Son Verilmiş Olmasıb) Sağlık Sebepleri
  2. c) Zorunlu Sebepler

4) İşçinin İş Sözleşmesinin İşveren Tarafından İş Kanununun 17. Maddesine İstinaden Son Verilmiş Olması

5) İşçinin Kanunun 24. Maddesinde Belirtilen Sağlık Sebepleri, Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Uymayan Haller ve Benzerleri veya Zorunlu Sebeplerden Biri Nedeniyle İşten Ayrılması

  1. Sağlık Sebepleri
  1. Ahlak Ve İyi Niyet Kurallarına Uymayan Haller Ve Benzerleri
  2. Zorlayıcı Sebepler

6) Yaşlılık Aylığı (Emeklilik) Veya Toptan Ödeme Nedeniyle Fesih

Yukarıdaki şartlara sahip olunması gerekmektedir.

İhbar Tazminatına Hak Kazanılması

4857 sayılı İş kanunu 17. madde uyarınca iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa yazılı olarak bildirilmesi esastır. Madde gereğince;

  • 6 aya kadar süren çalışmalarda 2 hafta,
  • 6 aydan 1,5 yıla kadar süren çalışmalarda 4 hafta,
  • 1,5 yıldan 3 yıla kadar süren çalışmalarda 6 hafta,
  • 3 yıldan uzun süren çalışmalarda 8 hafta

bildirim süresi uygulanmaktadır. İş sözleşmesini performansa, işçinin davranışlarına, işin, işletmenin veya işyerinin gereklerine dayalı olarak fesih etmek isteyen işveren, feshi yazılı olarak ve bu sürelere bağlı kalarak işçiye iletmekle yükümlüdür. İş sözleşmesini bildirim süresi vermeksizin fesih eden işveren, bu sürenin ücretini ihbar tazminatı olarak ödemekle yükümlüdür.

Fazla Mesai Ücretine Hak Kazanılması

İşçinin çalışma saatleri kural olarak bellidir. Kanunda; haftada 45 saatlik çalışma normal, fazlayı geçen süre ise fazla mesai olarak yorumlanmıştır. Böylece ek ücret ödenmesi gerekmektedir.

 

Yıllık Ücretli İzin

Yıllık ücretli izin bir yıldan fazla çalışmış olan işçiler için geçerli olan bir haktır.

Bir ile 5 yıl arasında 14 gün

5 ile 15 yıl arasında 20 gün

15 yıldan fazla çalışılması durumunda ise; en az 26 gün izin verilme hakkı söz konusu olmaktadır. Böylece yıllık ücretli izin hakkı kullandırılmayan işçilerin yıllık ücretli izin alacağı söz konusu olmaktadır.

İş Sözleşmesinin Haklı Nedenle Feshi

 

4857 sayılı iş kanunumuz açısından işçinin haklı fesih sebebi olarak tanımlanmıştır. İş Kanunumuzun 24-II e bendi İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,” diyerek işçiye haklı nedenle derhal fesih hakkı tanımaktadır. 24. maddesinin  e fıkrası da işçinin bu nedenle işten derhal ayrılmasına ve birikmiş kıdem tazminatını da talep etmesine olanak sağlar.

  • Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi. E.8001-K.12296 nolu kararında:

işçinin çalıştığı süreye ait sigorta primleri tamamen ödenmemiş veya gerçek ücretine göre noksan ödenmiş ise, davacı işi kabul etmemekte ve iş akdini feshetmekte haklı olur. Böyle olunca da ihbar tazminatı alamaz ise de, kıdem tazminatına hak kazanır”  denmiştir. Görüleceği üzere yüksek yargıda konuyla ilgili işçinin lehine karar verilmiştir. Bu durumda işçinin fesih gerçekleştirirken şunlara dikkat etmesinde fayda vardır:

  1. Fesih bildirimi noterden ihtarname ile yapılmalı,
    2. İş kanunun ilgili maddesindeki feshi gerektiren bentler yazılmalı,
    3. Fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmeli,
    4. Feshin şekli belirtilmeli(derhal veya ihbar önelli)

İş Mahkemesine açılacak olan bir işçi alacağı davasında; haklı nedenle feshedilmesi halinde işverenden ihbar, kıdem tazminatları, bunun yanında fazla çalışma ve genel tatil alacağına ilişkin alacak kalemleri işverenden talep edilebilecektir. İşçi ücret alacaklarından doğan davalarda zamanaşımı 5 yıldır.

Asgari Ücretin Altında işçi çalıştırılması

Türk hukukuna göre; asgari ücret altında işçi çalıştırılamayacaktır. Çünkü işveren SGK’ya asgari ücretin altında bildirimde bulunmayacaktır.

İş Kanunu 102/a. Maddesine Göre;Bu Kanunun;

a) 32 nci maddesinde belirtilen ücret ile işçinin bu Kanundan veya toplu iş sözleşmesinden veya iş sözleşmesinden doğan ücretini süresi içinde kasden ödemeyen veya eksik ödeyen, 39 uncu maddesinde belirtilen komisyonun belirlediği asgari ücreti işçiye ödemeyen veya noksan ödeyen işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi ve her ay için yüz milyon lira para cezası,

Maddenin içeriğinden de para cezası öngörüldüğü anlaşılmaktadır.

 

3600 Prim Gününe Bağlı Kıdem Tazminatı Hakkı

1475 sayılı İş Kanunu, şuan geçerli olmasa da aynı kanunun 14. maddesi kıdem tazminatı ilişkin olup hala geçerliliğini korumaktadır. 1475 Sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi kıdem tazminatı düzenlemiş olup madde metnine göre kıdem tazminatına hak kazanmak için bazı şartların varlığı aranır. Bu şartlardan birisi de; 506 sayılı Kanunun 60/1. maddesinin A bendinin (a) ve (b) bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı kanunun 60. maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılması halidir

Yasada aranan koşul, işçinin 15 yıl çalışmış olması ve 3600 prim gününü doldurmasıdır. Bu halde işçi gerekli prosedürü tamamlayarak işyerinden bu nedenle haklı nedenle sözleşmesini feshedecek ve buna ilişkin olarak kıdem tazminatını alacaktır. Peki bu prosedür nasıl gerçekleştirilecektir ?

15 Yıl 3600 Prim Günü Dolayısıyla Kıdem Tazminatı Nasıl Talep Edilir ?

İşçiler, yasanın aradığı koşulları sağlamalarına rağmen bazı durumlarda bu haktan faydalanamazlar. Nitekim usuli işlemlerde eksiklik yapılması veya evrakların eksik tanzim edilmesi işçilerin 15 yıl 3600 prim gününe dayalı olarak hak kazanacakları kıdem tazminatından mahrum kalmalarına yol açmaktadır. Peki bir işçi, 15 yıl 3600 prim koşulunu sağlamış ise hangi yolları izlemelidir ?

15 yıl 3600 prim gününü dolduran işçi sırasıyla şu işlemleri gerçekleştirmelidir :

  • İşçi, bağlı bulunduğu SGK’dan 15 yıl 3600 prim gününü doldurup doldurmadığına ilişkin bir yazı almalıdır. Bu yazı alınmaksızın yapılmış bir işlem kıdem tazminatı hakkınızın yok olmasına neden olacaktır.
  • Haklı nedenle fesih dilekçesi verecek işçi, 15 yıl 3600 prim gününü doldurması nedeniyle emeklilik için haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiğini belirtecek ve SGK’dan aldığı evrakı da işverenine verecektir.

İşçiler, kıdem tazminatına hak kazanmak istiyorsa yukarıdaki işlemleri mutlaka yapmak durumundalar. Aksi halde kıdem tazminatı hakları ortadan kaybolacaktır.

 

SGK’dan Yazı Alınması Koşulu

Yukarıda da izah ettiğimiz üzere işçilere verilmiş bu hak, bazı usuli şartları da beraberinde getirmektedir. Madde gerekçesinde ve Yargıtay Kararlarında görüldüğü üzere mahkemeler, 15 yıl 3600 prim gününün doldurulduğuna ilişkin evrakın işverene verilmesini aramaktadırlar.

İşçinin Hangi Nedenle İstifa Ettiğini Açık Bir Şekilde Yazması Gerekliliği

İşçiler, 15 yıl 3600 prim gününü doldurmaları nedeniyle iş yerinden ayrılıyor iseler buna ilişkin dilekçesinde bu hususu açıkça belirtmelidirler. Aksi halde işçiler kıdem tazminatı hakkından faydalanamayacaklardır.

İşsizlik Maaşı Şartları

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu‘na göre;

  • İşsizlik sigortası kapsamında bir işyerinde çalışırken çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, kendi istek ve kusuru dışında işini kaybedenler,
  • Hizmet akdinin feshinden önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmak kaydıyla son üç yıl içinde en az 600 gün süre ile işsizlik sigortası primi ödemiş olmalıdır,
  • Hizmet akdinin feshinden sonraki 30 gün içinde başvuruda bulunulmalıdır. Başvuruda gecikilmesi halinde geçen her gün için işsizlik ödeneğinden faydalanılamayacaktır.

Bu şartların sağlanması halinde işsizlik maaşından yararlanılmaktadır.

Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olanlardan, son üç yıl içinde;

  • 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün,
  • 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün,
  • 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün,süre ile işsizlik ödeneğine hak kazanmaktadırlar.

SONUÇ                         :

Sigortalı işçiler bazı şartları taşımalarından itibaren kıdem, ihbar, fazla çalışma, yıllık ücretli izin vb. gibi alacaklarına hak kazanmaktadırlar. İş Mahkemesine açılacak olan bir işçi alacağı davası ile talep edilecektir. 3600 prim günü dolduran bir işçi (15 yıl ) sigorta prim gününü tamamlayan sigortalı, kendi isteği ile işten ayrılması durumunda yaşını doldurmasını beklemeden kıdem tazminatı alma hakkına sahiptirler. En önemli özellik ise SGK’dan yaştan emeklilik için gerekli en asgari şartlar olan 3600 prim günü doldurulmasından sonra sadece yaş şartını bekleyen işçiler için usulüne kullanılması yeterlidir. İşsizlik sigortası kapsamında ise; 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununda yer alan şartlar gerçekleştiği takdirde hak kazanılabileceği kanaatine ulaşılmıştır.

Asgari ücrette artış olmasına rağmen, işveren tarafından işçinin ücretinde artış yapılmaması; işçi tarafından haklı nedenle fesih hali sayılmaktadır. Noter vasıtası ile yapılan ihtarnameden sonra, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini işverene bildirilmesinden sonra, İş Mahkemesine işçi alacaklarınızdan kaynaklı olan dava açılması suretiyle işverenden talepte bulunulabilecektir. Bunun dışında Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüklerine “asgari ücretin belirlenen düzeyin altında yatırılmasından dolayı” şikâyet edilebilecektir.

 

 

25 Eylül 2018
İŞ HUKUKU için yorumlar kapalı
145 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

WhatsApp WhatsApp Randevu - Bilgi